Lykia Lodge'a Hoşgeldiniz
 
 
     
 
TARİHİ ZENGİNLİKLERİ
 




1) Kapadokya'da Tarih Öncesi Yerleşimi; Aşıklı Höyük (M.Ö. 8000)
2) Fraktın Kaya Anıtı / Hititler Dönemi
3) Geç Hitit Sarayı / Göllüdağ
4) Mazi Kaya Mezarı / Ürgüp - Hellenistik Dönem
5) Ürgüp Kaya Mezarı / Roma Dönemi
6) Karanlık Kilise / Göreme Açık Hava Müzesi
7) Aksaray Sultan Hanı Kervansaray / Selçuklu Dönemi
8) Kurşunlu Camii / Nevşehir - Osmanlı Dönemi

Tarihiyle Kapadokya

Antik Dönem'de Kapadokya ( M.Ö.3000-1750)
Kapadokya bölgesinde yapılan arkeolojik çalışmalarda neolitik dönemden başlayan birçok yerleşme tespit edilmiştir.

Kapadokya'nın tespit edilebilen tarihi, neolitik şehri Çatalhöyük'te başlar. M.Ö. 5000-4000 arasında Kapadokya'da çeşitli küçük krallıklar yaşamıştır.

M.Ö. 2500 yıllarında Kuzey Mezopotamya'da yaşayan Asurlu tacirler, Anadolu'da ticaret kolonileri kurarak ilk ticaret örgütünü oluşturmuşlardır.

Anadolu'nun gerçek yazılı tarihini anlatan en eski belgeler, Asur ticaret kolonilerinden kalmış olan Kapadokya belgeleridir. "Kapadokya Tabletleri" olarak adlandırılan Eski Asurca yazılmış çivi yazılı metinlerden, tacirlerin geliş yolları üzerindeki beylere %10 yol verdikleri, borçlu olan halktan %30 oranında faiz aldıkları, Anadolu krallarına sattıkları mal üzerinden %5 vergi verdikleri anlaşılmaktadır.

Asurlu tacirler yazıdan başka silindir mühürler, madencilik, tapınak ve tanrı fikirlerini de Anadolu'ya getirmişlerdir. Böylece Anadolu'nun yerli sanatı, Mezopotamya sanatının etkisi altında gelişerek kendine has yeni bir sanat anlayışını ortaya koymuştur. Bu sanat daha da gelişerek Hitit sanatının temelini oluşturmuştur.

Hititler Dönemi'nde Kapadokya ( M.Ö. 1750 - 1200 )
Hititler'in, Anadolu'ya Kafkaslar üzerinden geldikleri düşünülmektedir. Kapadokya, Hitit İmparatorluğu'nun yükselme çağında (1750'lerde) Kral Şubbiuliyuma tarafından fethedilerek, Hititler'in "Aşağı memleket" sınırlarına dahil olmuş, yaklaşık 500 yıl Hititler'in elinde kalmıştır.

Kapadokya Bölgesi'nde bulunan bütün höyüklerde Hititlere ait kalıntılara raslamak mümkündür. Bunun yanı sıra Hitit Dönemi'de özellikle Kapadokya Bölgesi'de stratejik açıdan geçitlere ve su kenarlarındaki yüksek kayalara rölyef olarak işlenmiş anıtlar bulunmaktadır.

Geç Hitit Dönemi'nde Kapadokya ( M.Ö. 1200 - 700 )
Bu dönemde Frigler, Orta Anadolu'nun önemli kentlerinin hemen hepsini yıkarak Hitit İmparatorluğu'nu ortadan kaldırmıştır. Bu dönemde Orta ve Güneydoğu Anadolu'da Geç Hitit Krallıkları ortaya çıkmıştır. Kapadokya Bölgesi'ndeki Geç Hitit Krallığı ise Kayseri, Niğde ve Nevşehir'i içine alan Tabal Krallığı'dır.

Persler Dönemi'nde Kapadokya ( M.Ö. 585 - 332 )
Persler, M.Ö. 547 yıllarında Anadolu'da görülür. Persler bu dönemde Kapadokya'ya "Güzel Atlar Ülkesi" anlamına gelen ''Katpatuka'' adını vermişlerdi.

Persler bu bölgeyi kendi ülkelerine benzettikleri için yoğun bir yerleşim alanı olarak seçtiler. Bu dönemde Kapadokya, Pers İmparatorluğu'nun her yerinde olduğu gibi satraplık sistemi içinde yönetildi. Makedonya Kralı İskender M.Ö. 334 ve 332'de Pers ordularını arka arkaya bozguna uğratarak bu büyük imparatorluğu yıkmıştır.

Kapadokya Krallığı Dönemi'nde Kapadokya
İskender'in Pers İmparatorluğu'nu yıkmasının ardından bölge önce Selevkoslar'ın eline geçti. M.Ö. 280'de Selevkos kralı I. Antiokhos ölünce, yöreyi Ariaramnas ele geçirerek bir krallık kurdu. Koyu bir Yunan hayranı ve Atina yurttaşı olan daha sonraki krallardan I. Arirathes'in (M.Ö. 163-133), bütün Helenleştirme çabalarına rağmen bölge çok ilerleme gösteremedi. Arirathes'in ölümünden sonra Kapadokya Krallığı için çekişmeler başladı. M.Ö. 17'de Tiberius, Kapadokya'yı bir Roma eyaleti durumuna getirdi.

Roma Dönemi'nde Kapadokya ( M.S. 17-395 )
Kapadokya'nın Roma'ya bağlanmasıyla bölgedeki karışıklık sona erdi. Romalılar bölgeyi ele geçirdikten sonra batıya bir yol yaparak Ege'ye ulaşımı sağladılar. Bu yol hem askeri, hem de ticari açıdan önemliydi.

Bu sırada Anadolu'da yayılmaya başlayan ilk Hristiyanların bir kısmı büyük şehirlerden köylere göç etmeye başladılar. Kayseri'nin önemli bir din merkezi haline geldiği 4. yüzyılda, kayalık Göreme ve çevresini keşfeden Hristiyanlar, Kayseri Piskopusu da olan Aziz Basil'in dünya görüşünü benimseyerek kayalar içinde manastır hayatını başlattılar.

Hristiyanlar 7. yüzyıldan başlayarak Arap saldırılarına karşı koydu. Hristiyanlar Araplar'dan saklanarak yaşamak için Göreme, Ihlara, Zelve gibi yerlerdeki tüf kayalarına çeşitli zamanlarda kiliseler, şapeller ve yeraltı kentleri oydular.

Bizans Dönemi'nde Kapadokya ( 397- 1071 )
Roma İmparatorluğu'nun ikiye bölünmesiyle Kapadokya, Doğu Roma İmparatorluğu'nun etkisi altında kaldı. 7. yüzyılın ilk yıllarında Kapadokya'da Sasanilerle Bizanslılar arasında yoğun savaşlar oldu. Toroslar'daki stratejik geçitlere egemen konumu dolayısıyla Kapadokya'ya Bizanslılar da çok önem verdiler ve yöreyi thema yaptılar.

Selçuklu Dönemi'nde Kapadokya ( 1071 - 1299 )
Bizans İmparatoru Romanos Diogenes'in Selçuk Bey'in torununun oğlu Alparslan'a 1071 yılında yenilmesi Bizans'ın gerilemesine, Anadolu'da yeni bir dönemin başlamasına neden olmuştur.

1075 yılında Anadolu Selçuklu Devleti kurulur. 1082'de Kayseri fethedilmesiyle birlikte Kapadokya Selçuklu hakimiyetine girer. Hristiyanlığın önemli yerleşim ve yayılma alanı olan Anadolu, böylece Kuzey Afrika'dan Ortadoğu ve Yakındoğu'ya kadar uzanan İslam bölgelerine dahil olmuştur.

13. yüzyılın sonunda Anadolu Selçuklu Devleti'nin zayıflaması üzerine Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde beylikler ortaya çıktı. 1308 yılında Moğol kökenli İlhanlılar Anadolu'yu istila ettiler ve Kapadokya Bölgesi'nin önemli bir kenti olan Kayseri de yıkılıp tahrip edildi.

Osmanlı Dönemi'nde Kapadokya
Kapadokya Bölgesi, Osmanlı yönetminin ilk yıllarında barış içinde ve sessiz bir biçimde yaşamıştır. Nevşehir, Damat İbrahim Paşa Dönemi'ne kadar Niğde'ye bağlı küçük bir köydü. 18. yüzyılın başlarında özellikle Damat İbrahim Paşa zamanında Nevşehir, Gülşehir, Özkonak, Avanos ve Ürgüp'te imar hareketleri gelişerek camiler, külliyeler, çeşmeler yaptırılmıştır. Osmanlı Dönemi'nde de Selçuklu Dönemi'nde olduğu gibi yörede yaşayan Hristiyanlara karşı hoşgörülü davranılmıştır.

Cumhuriyet Dönemi'nde Kapadokya
Kapadokya Bölgesi, Cumhuriyet'in kurulduğu günden bu yana barış ve sakinlik içinde yaşamaktadır. Cumhuriyet sonrasında gelişip büyüyen Nevşehir'e, 1954'de il statüsü verilmiştir. Kapadokya'nın binlerce yıllık tarihi, doğal ve kültürel mirası, bugün bu bölgede yaşayan herkes tarafından özenle korunmaktadır.